Ahh Hayat Ahhhh....
Gelir böyle en acıyan yerinden yaralarsın insanı...
Bundan 3 yıl önce benim ikizim (erkek) bir kız kaçırdı.. Kızın yaşı tutmuyor. Ailesi şikayetçi. Diyoruz kızım bak ailen şikayetçi vazgeçmiyorlar. Bi götürelim seni ailene. Senin ağzından duysunlar zorla kaçırılmadığını da onlar da anlasınlar, yoookkk.... İnat mı inat.... Yaşının dolmasına 20 ay var ve 20 ay köşe bucak orada burada saklandılar. Ve yaşının dolduğu gün geldi çattı. Bunlar karı koca aldılar çantalarını çıktılar yola. İstanbul'a 300 km uzaklıkta olan kızın memleketine. O kadar lafı yapan onlar değilmiş gibi, arkamızdan orospu olduğumuzu bağıran çağıran onlar değilmiş gibi, yaptıkları bütün bedduaları unutup kızını kabullenmesinden ziyade ailemin içine girdiler mecburen... biz bütün söylenenleri yuttuk. Orospu da olduk, başka her şey de... Kardeşim mutlu olsun. Yumdum gözümü. Sadece gözümü yummakla kalmayıp, onu da kardeş bildim. Kendime aldığım her şeyi ona da aldım, gittiğim her yere onu da götürdüm. Samimi olduğum arkadaşlarımla tanıştırdım. Tek o başka bir yerden geldi, bu büyük İstanbul'da kendini yalnız hissetmesin diye. Arkadaşlarımla benim dedikodumu yapmayı unutmadı tabi...Bir de onlarla görüşmeyeyim diye bir güzel süsleyip püsleyip geldi bana anlattı bunları :) Tabi suç ben de bir anlık galeyana gelip 25 yıllık arkadaşlarımla papaz oldum. Ta ki 8 ay gibi uzun bir aradan sonra bu olayın aslında böyle olmadığını öğrenip ve üzerine arkadaşlarımın özürleri ve özverileriyle tekrar görüşmeye başladım kendileriyle.
Şimdi ne oldu biliyor musunuz?
Ben onu ezip, arkadaşlarımla görüşüyor muşum. :) İnanabiliyor musunuz?
3 yıl önce hayatıma giren, daha karakteri oturmamış, cahillik had safhada başka bir memleketten gelen 20 lik yeni yetme gelin, 25 yıllık arkadaşımla boy ölçüşmeye kalktı, hem de kendi kendine. Ha diyeceksiniz ki, onu dışlamışsan olabilir diye. Hayır kimseyi dışlamadım. Aksine her akşam 8-9 gibi işten çıkıp, yorgun bedenimle evime gidip dinlenmek yerine önce gidip Gelin hanım ile ilgilendim. yalnız hissetmesin diye uykum gelene kadar oturdum onunla. Yeri geldi yumuşak yatağımdan ödün verip, onun kanepelerinde uyudum. Ertesi gün her yerim tutulmuş vaziyette, ağrıdan zor bela kalkıp işime gittim.
Ha bu arada, bana orospu diye bağıran, inşaallah o arabanın altında kalırsın diye beddualar eden ablası kızımızı ziyarete geldi. Ben de kızına hediye alıp gittim hoşlamaya. 2. akşam da abla kardeş yalnız kalsın dertleşsinler zaten uzun zamandır görüşmüyorlar diye gitmek istemedim. (iyi niyetimin içine etsinler emi) Evime geldim. Arkadaşım geldi bana kalmaya. Ertesi gün pazardı. Pazar günü kahvaltımızı yaptık, Oyumuzu kullandık ve ben yine tüm saflığımla güzel gelinimizin evine gittim dedim ki madem salı günü gideceksin memlekete, çarşambayı bekleyin ben götüreyim sizi arabayla. Bana da değişiklik olur, siz de boşuna yol parası vermemiş olursunuz. Salı günü gitmek için hazırlanan abla, tutturdu pazartesi gitmem lazım diye. Tabi gidebilirler, siz bilirsiniz dedim evime gittim. Ertesi gün kardeşim ile gelinimiz arasında bir tartışma olmuş sanırım o akşam bize geldiler. Kardeşim soruyor 'Neyin Var?' Gelen cevap; hiç bir şeyim yok. Sonra ısrarla sorunca kardeşime 'yeteeerrrr seni istemiyorummmmmmm, senden nefrettt ediyorummmmmm' diye çığlık çığlığa bağarınca ben de onu tuttum, 'SUS LÜTFEN' dedim. (arkasında şu vardı. yarın aynı yatağa gireceğin adama bunları söylersen yarın gider onu isteyen başkasını bulur) ben sus dedim ya, sen kardeşini savunuyorsun dedi. Güler misin, ağlar mısın? Yazıklar olsun sana, bundan bunu mu çıkardın dedim. Evet bunu çıkardım dedi, hatta hemen arkasından sen beni ezdin gittin o arkadaşınla görüştün dedi.
Hala ŞOKTAYIMMM....
Şimdi ben kötü biri miyim anlamıyorum...
Bir Kadının Kaleminden....
9 Haziran 2015 Salı
29 Aralık 2014 Pazartesi
Çanta İndirimini Kaçırmayın
Merhaba Arkadaşlar.....
Yılbaşı üzeri tüm indirimleri benim kadar paranoyak bir şekilde takip eden kaç kişi var merak ediyorum açıkçası. Kıyafetten çantaya, iç çamaşırından pijamaya, makyaj malzemesinden saç ürünlerine her şeyde ama her şeyde indirim haberleri almaya devam ediyorum. Tabii yine dayanamadığım konu, çantalar ilk sırada. Her yerde bir sürü markanın indirimi var elbette. Fakat hepimizin dayanamadığı markalar vardır. İnsanı diğerlerinden farklı hissettiren. Onlardan ikisi aynı kampanya altında tek bir sitede birleşmiş.. Bu mükemmel.
Biliyorsunuzdur belki ama yine de hatırlatmak istiyorum. Bu tip indirimli kampanya siteleri kampanya bitiminde ürünü kargoya veriyor. Beklemek sıkıcı olsa da, bu kadar uygun fiyata ürün alınca bütün sıkıntılar gidiyor.
Bu sabah yine mailboxıma gelen kampanya mailine bakmadan geçemedim. İyi ki bakmışım! LongChamp ve Furla aynı kampanya altında birleşmiş ve fiyatlar gerçekten inanılmaz.
Takipte kalalım, indirimleri kaçırmayalım... :)
Yılbaşı üzeri tüm indirimleri benim kadar paranoyak bir şekilde takip eden kaç kişi var merak ediyorum açıkçası. Kıyafetten çantaya, iç çamaşırından pijamaya, makyaj malzemesinden saç ürünlerine her şeyde ama her şeyde indirim haberleri almaya devam ediyorum. Tabii yine dayanamadığım konu, çantalar ilk sırada. Her yerde bir sürü markanın indirimi var elbette. Fakat hepimizin dayanamadığı markalar vardır. İnsanı diğerlerinden farklı hissettiren. Onlardan ikisi aynı kampanya altında tek bir sitede birleşmiş.. Bu mükemmel.
Biliyorsunuzdur belki ama yine de hatırlatmak istiyorum. Bu tip indirimli kampanya siteleri kampanya bitiminde ürünü kargoya veriyor. Beklemek sıkıcı olsa da, bu kadar uygun fiyata ürün alınca bütün sıkıntılar gidiyor.
Bu sabah yine mailboxıma gelen kampanya mailine bakmadan geçemedim. İyi ki bakmışım! LongChamp ve Furla aynı kampanya altında birleşmiş ve fiyatlar gerçekten inanılmaz.
Takipte kalalım, indirimleri kaçırmayalım... :)
Etiketler:
aksesuar,
alışveriş,
aşk,
bag,
christmas,
çanta,
fashion,
furla,
indirim,
internetten alışveriş,
kampanya,
kombin,
Long Champ,
markafoni,
shopping,
sırt çantası,
webdenal
11 Aralık 2014 Perşembe
Cut out bot alışverişim...
Çanta ve ayakkabı delisi bir bayan olarak, yine kendime hakim olamadığım bir günde cut out ayakkabı arayıp, istediğim modeli bulana kadar çıldırdım diyebilirim. Ama anladım ki, Aradığında çıkmıyor karşına. Aşk gibi. Beklersin gelmez, tam ümidini kesersin bir anda çıkar karşına. Cut out botlarda telefonuma gelen "dann" sesi ile karşıma çıktı.
Bir online alışveris sitesi indirim haberi veriyor bana. Umursamayıp açmadım. Saatlerce bekledi o yukarıdaki alanda, beni gör diye bağırır gibi.
Tam cut out bot bulamayacağım diye umudumu yitirmiş yavaş adımlarla ıssız otoparkta yürürken; "şu gelen bildirimi bi sileyim de çıkmasın karşıma" diyecektim ki, bir de ne göreyim!
Botlarda ve çizmelerde indirim. Sadece o siteye özel. (Bu da yeni çıktı) Belki vardır diye arabama oturup listeyi incelemeye başladım. Cepten interneti bir otoparkın - katlarında kullanıyorsanız eğer, sabırlı olmanız gerekiyor. Yavaş yavaş site açılmaya başladı. Tabi ancak yan yana 3 resim geliyor. Kum saati doluyor, bekliyorum, açılıyor vs... Tam çin işkencesi....
Ve o an geldi. Tam istediğim model mat siyah bir cut out bot. Resmi görüyorum ama, ürünün detayını incelemeye korkuyorum. Ya benim numaram yoksa! Resmin açılmasını beklerken, gözlerimi kapattım inanın. Sihirli bir değnek dokunsun da, olmayan numarayı var göstersin diye. Ve mutlu son!
Tabi ki numaram vardı ve hiç zaman kaybetmeden, beğeneceğim başka model çıkarmı acaba açgözlülüğüne girmeden hemen siparişimi verdim. Verdim siparişi de, şimdi kim bekleyecek kampanya bitsin, ürünü hazırlasınlar, göndersinler. Oooooooo. Çok uzun, ben onlara hemen sahip olmak istiyordum oysaki. Bir AVM otoparkındaydım ve o markanın o AVM içerisinde mağazasının var olduğunu düşündüm hemen. Hızlı adımlarla mağazaya koştum, hani eğer orada varsa, hemen alacağım ve internet siparişimi iptal edecektim. Tabi yer mi, yemez. Muhteşem güç hemen uyardı beni, "ben ne zaman istersem o zaman veririrm." Ellerim boş döndüm mağazadan ama olsun... Sonuçta gelecek diye kendimi avutarak döndüm evime. Ve inanamıyorum ama 3 gün sonra geldi botlarım. Meğer ben kampanyanın son gününe denk gelmişimmmmmm... Yupppiiiiiii.
seviyorum onları;
Bir online alışveris sitesi indirim haberi veriyor bana. Umursamayıp açmadım. Saatlerce bekledi o yukarıdaki alanda, beni gör diye bağırır gibi.
Tam cut out bot bulamayacağım diye umudumu yitirmiş yavaş adımlarla ıssız otoparkta yürürken; "şu gelen bildirimi bi sileyim de çıkmasın karşıma" diyecektim ki, bir de ne göreyim!
Botlarda ve çizmelerde indirim. Sadece o siteye özel. (Bu da yeni çıktı) Belki vardır diye arabama oturup listeyi incelemeye başladım. Cepten interneti bir otoparkın - katlarında kullanıyorsanız eğer, sabırlı olmanız gerekiyor. Yavaş yavaş site açılmaya başladı. Tabi ancak yan yana 3 resim geliyor. Kum saati doluyor, bekliyorum, açılıyor vs... Tam çin işkencesi....
Ve o an geldi. Tam istediğim model mat siyah bir cut out bot. Resmi görüyorum ama, ürünün detayını incelemeye korkuyorum. Ya benim numaram yoksa! Resmin açılmasını beklerken, gözlerimi kapattım inanın. Sihirli bir değnek dokunsun da, olmayan numarayı var göstersin diye. Ve mutlu son!
Tabi ki numaram vardı ve hiç zaman kaybetmeden, beğeneceğim başka model çıkarmı acaba açgözlülüğüne girmeden hemen siparişimi verdim. Verdim siparişi de, şimdi kim bekleyecek kampanya bitsin, ürünü hazırlasınlar, göndersinler. Oooooooo. Çok uzun, ben onlara hemen sahip olmak istiyordum oysaki. Bir AVM otoparkındaydım ve o markanın o AVM içerisinde mağazasının var olduğunu düşündüm hemen. Hızlı adımlarla mağazaya koştum, hani eğer orada varsa, hemen alacağım ve internet siparişimi iptal edecektim. Tabi yer mi, yemez. Muhteşem güç hemen uyardı beni, "ben ne zaman istersem o zaman veririrm." Ellerim boş döndüm mağazadan ama olsun... Sonuçta gelecek diye kendimi avutarak döndüm evime. Ve inanamıyorum ama 3 gün sonra geldi botlarım. Meğer ben kampanyanın son gününe denk gelmişimmmmmm... Yupppiiiiiii.
seviyorum onları;
Etiketler:
alışveriş,
aşk,
ayakkabı,
bot,
cut out,
cut-out,
fashion,
internetten alışveriş,
kış modası,
kombin,
moda,
nasıl giyilir,
ne giymiş,
shopping
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

