Merhaba Arkadaşlar.....
Yılbaşı üzeri tüm indirimleri benim kadar paranoyak bir şekilde takip eden kaç kişi var merak ediyorum açıkçası. Kıyafetten çantaya, iç çamaşırından pijamaya, makyaj malzemesinden saç ürünlerine her şeyde ama her şeyde indirim haberleri almaya devam ediyorum. Tabii yine dayanamadığım konu, çantalar ilk sırada. Her yerde bir sürü markanın indirimi var elbette. Fakat hepimizin dayanamadığı markalar vardır. İnsanı diğerlerinden farklı hissettiren. Onlardan ikisi aynı kampanya altında tek bir sitede birleşmiş.. Bu mükemmel.
Biliyorsunuzdur belki ama yine de hatırlatmak istiyorum. Bu tip indirimli kampanya siteleri kampanya bitiminde ürünü kargoya veriyor. Beklemek sıkıcı olsa da, bu kadar uygun fiyata ürün alınca bütün sıkıntılar gidiyor.
Bu sabah yine mailboxıma gelen kampanya mailine bakmadan geçemedim. İyi ki bakmışım! LongChamp ve Furla aynı kampanya altında birleşmiş ve fiyatlar gerçekten inanılmaz.
Takipte kalalım, indirimleri kaçırmayalım... :)
29 Aralık 2014 Pazartesi
Çanta İndirimini Kaçırmayın
Etiketler:
aksesuar,
alışveriş,
aşk,
bag,
christmas,
çanta,
fashion,
furla,
indirim,
internetten alışveriş,
kampanya,
kombin,
Long Champ,
markafoni,
shopping,
sırt çantası,
webdenal
11 Aralık 2014 Perşembe
Cut out bot alışverişim...
Çanta ve ayakkabı delisi bir bayan olarak, yine kendime hakim olamadığım bir günde cut out ayakkabı arayıp, istediğim modeli bulana kadar çıldırdım diyebilirim. Ama anladım ki, Aradığında çıkmıyor karşına. Aşk gibi. Beklersin gelmez, tam ümidini kesersin bir anda çıkar karşına. Cut out botlarda telefonuma gelen "dann" sesi ile karşıma çıktı.
Bir online alışveris sitesi indirim haberi veriyor bana. Umursamayıp açmadım. Saatlerce bekledi o yukarıdaki alanda, beni gör diye bağırır gibi.
Tam cut out bot bulamayacağım diye umudumu yitirmiş yavaş adımlarla ıssız otoparkta yürürken; "şu gelen bildirimi bi sileyim de çıkmasın karşıma" diyecektim ki, bir de ne göreyim!
Botlarda ve çizmelerde indirim. Sadece o siteye özel. (Bu da yeni çıktı) Belki vardır diye arabama oturup listeyi incelemeye başladım. Cepten interneti bir otoparkın - katlarında kullanıyorsanız eğer, sabırlı olmanız gerekiyor. Yavaş yavaş site açılmaya başladı. Tabi ancak yan yana 3 resim geliyor. Kum saati doluyor, bekliyorum, açılıyor vs... Tam çin işkencesi....
Ve o an geldi. Tam istediğim model mat siyah bir cut out bot. Resmi görüyorum ama, ürünün detayını incelemeye korkuyorum. Ya benim numaram yoksa! Resmin açılmasını beklerken, gözlerimi kapattım inanın. Sihirli bir değnek dokunsun da, olmayan numarayı var göstersin diye. Ve mutlu son!
Tabi ki numaram vardı ve hiç zaman kaybetmeden, beğeneceğim başka model çıkarmı acaba açgözlülüğüne girmeden hemen siparişimi verdim. Verdim siparişi de, şimdi kim bekleyecek kampanya bitsin, ürünü hazırlasınlar, göndersinler. Oooooooo. Çok uzun, ben onlara hemen sahip olmak istiyordum oysaki. Bir AVM otoparkındaydım ve o markanın o AVM içerisinde mağazasının var olduğunu düşündüm hemen. Hızlı adımlarla mağazaya koştum, hani eğer orada varsa, hemen alacağım ve internet siparişimi iptal edecektim. Tabi yer mi, yemez. Muhteşem güç hemen uyardı beni, "ben ne zaman istersem o zaman veririrm." Ellerim boş döndüm mağazadan ama olsun... Sonuçta gelecek diye kendimi avutarak döndüm evime. Ve inanamıyorum ama 3 gün sonra geldi botlarım. Meğer ben kampanyanın son gününe denk gelmişimmmmmm... Yupppiiiiiii.
seviyorum onları;
Bir online alışveris sitesi indirim haberi veriyor bana. Umursamayıp açmadım. Saatlerce bekledi o yukarıdaki alanda, beni gör diye bağırır gibi.
Tam cut out bot bulamayacağım diye umudumu yitirmiş yavaş adımlarla ıssız otoparkta yürürken; "şu gelen bildirimi bi sileyim de çıkmasın karşıma" diyecektim ki, bir de ne göreyim!
Botlarda ve çizmelerde indirim. Sadece o siteye özel. (Bu da yeni çıktı) Belki vardır diye arabama oturup listeyi incelemeye başladım. Cepten interneti bir otoparkın - katlarında kullanıyorsanız eğer, sabırlı olmanız gerekiyor. Yavaş yavaş site açılmaya başladı. Tabi ancak yan yana 3 resim geliyor. Kum saati doluyor, bekliyorum, açılıyor vs... Tam çin işkencesi....
Ve o an geldi. Tam istediğim model mat siyah bir cut out bot. Resmi görüyorum ama, ürünün detayını incelemeye korkuyorum. Ya benim numaram yoksa! Resmin açılmasını beklerken, gözlerimi kapattım inanın. Sihirli bir değnek dokunsun da, olmayan numarayı var göstersin diye. Ve mutlu son!
Tabi ki numaram vardı ve hiç zaman kaybetmeden, beğeneceğim başka model çıkarmı acaba açgözlülüğüne girmeden hemen siparişimi verdim. Verdim siparişi de, şimdi kim bekleyecek kampanya bitsin, ürünü hazırlasınlar, göndersinler. Oooooooo. Çok uzun, ben onlara hemen sahip olmak istiyordum oysaki. Bir AVM otoparkındaydım ve o markanın o AVM içerisinde mağazasının var olduğunu düşündüm hemen. Hızlı adımlarla mağazaya koştum, hani eğer orada varsa, hemen alacağım ve internet siparişimi iptal edecektim. Tabi yer mi, yemez. Muhteşem güç hemen uyardı beni, "ben ne zaman istersem o zaman veririrm." Ellerim boş döndüm mağazadan ama olsun... Sonuçta gelecek diye kendimi avutarak döndüm evime. Ve inanamıyorum ama 3 gün sonra geldi botlarım. Meğer ben kampanyanın son gününe denk gelmişimmmmmm... Yupppiiiiiii.
seviyorum onları;
Etiketler:
alışveriş,
aşk,
ayakkabı,
bot,
cut out,
cut-out,
fashion,
internetten alışveriş,
kış modası,
kombin,
moda,
nasıl giyilir,
ne giymiş,
shopping
8 Aralık 2014 Pazartesi
Çanta'nın adı bile güzel... :) Long Champ
Bütün kadınların herhalde asla hayır diyemeyeceği bir tutku "Çanta"
Yine kendimi çanta(lar) satın alırken yakaladım... :) Yakaladım, çünkü çanta denince kendimi kaybediyorum sanırım.
Yine meşhur Eminönü gezilerimden biri yaptım bu hafta. Bana göre piyasanın kalbi orada atıyor. Her ne kadar Ekonomik kriz var dense de oraya gittiğinizde göreceksiniz ki, kriz hiç uğramamış. Kalabalıktan adım atamıyorsunuz.




Yine kendimi çanta(lar) satın alırken yakaladım... :) Yakaladım, çünkü çanta denince kendimi kaybediyorum sanırım.
Yine meşhur Eminönü gezilerimden biri yaptım bu hafta. Bana göre piyasanın kalbi orada atıyor. Her ne kadar Ekonomik kriz var dense de oraya gittiğinizde göreceksiniz ki, kriz hiç uğramamış. Kalabalıktan adım atamıyorsunuz.
Meşhur Tahtakale gerçekten böyle.. Adım atmaya yer yok...
Tabii ben artık Tahtakale'nin müdavimi olarak, ne nerede satılır, kaça satılır hepsini bilirim. Bu sefer ki durağım direkt olarak Mısır Çarşısı oldu... Orada sürekli alışveriş yaptığım bir çantacı var. İlk Long Champ çantamı oradan almıştım :) laf aramızda... Kalitesini görmeniz lazım.
Bu iki çantayı oradan aldım. Daha önce de bunların büyük boyunu almıştım. O da şuracıkta.....
Çantaların kalitesi görülmeye değer... Hele fiyatlarını duyunca inanamayacaksınız. Bu fiyata bu kalite.. Eğer sizin de Long Champ çantaya ihtiyacınız varsa mutlaka ziyaret edin derim. Gerçekten inanılmaz güzeller. Küçük boy sırt çantalarının diğer renkleri de mevcut.




Haa bu arada, resmini çekemediğim siyahı ve beyazı da var. Tabii meşhur kol çantası modelleri de oldukça fazla renk ve çeşitte mevcut. Laptop çantası bile varrrr.... Görseniz dayanamazsınız.:)
Etiketler:
aksesuar,
alışveriş,
bag,
çanta,
fashion,
Long Champ,
moda,
shopping,
sırt çantası,
spor
30 Kasım 2014 Pazar
Yurtdışı alışverişim. www.dresslily.com
İnternet hayatımıza girdiğinden bu yana hayatı kolaylaştırmaya devam ediyor. Bu gün para çekmek haricinde internet üzerinden neredeyse her işimizi yapabiliyor olduk. Bir sistem olsa da, internet üzerinden para çekmek istediğimizde bilgisayardan disk alanından para verse falan hiç fena olmaz aslında :)
Ben 2005 yılından bu yana neredeyse bütün ihtiyaçlarım için internetten alışveriş yapıyorum. Yoğun çalışan biri olduğum için çok fazla mağaza gezmeye zamanım olmadığından, trendi ve indirimleri takip etmekte zorlandığım için, ev ihtiyaçlarımdan kişisel ihtiyaçlarıma kadar herşeyi net üzerinden alıyorum diyebilirim. Tabi ki yoğunlukla kıyafet üzerine bu alışveriş. :) Tabi bu son zamanlardaki yurtdışı alışveriş modası beni de sarmış durumda. Hani bu sosyal medya üzerinden reklamları yapılan, yok yurtdışından ithal vs. reklamları ile ürünleri satıp, 1 ay gibi bir süre bekletiyorlar ve üzerine %200 marj ekleyerek ürün satıyorlar ya. Dedim ki, niye onlara bir sürü para ödeyip, hem de peşin peşin ödeyip, aylarca ürünü bekliyorum ki. Zaten daha önce Ebay, ioffer gibi mağazalardan alışveriş deneyimim var, paypal üzerinden ödemelerim de sağlıklı ellerde, ürün gelmezse hemen iade ediyorlar, niye bunlara kat kat fazla ödeme yapayım ki? Tabi ki yine 20 gün falan bekliyorum ama daha güvenli olduğunu düşünüyorum. Bu siteyi yeni keşfettim. İlk siparişimi de Cuma günü verdim. Bekliyorum bakalım. Ürün kalitesi olarak nasıl gelecek, kaç günde gelecek. Detayları ürünlerime kavuştuğumda tekrar paylaşacağım.
Aldığım ürünler.... :)
Ben 2005 yılından bu yana neredeyse bütün ihtiyaçlarım için internetten alışveriş yapıyorum. Yoğun çalışan biri olduğum için çok fazla mağaza gezmeye zamanım olmadığından, trendi ve indirimleri takip etmekte zorlandığım için, ev ihtiyaçlarımdan kişisel ihtiyaçlarıma kadar herşeyi net üzerinden alıyorum diyebilirim. Tabi ki yoğunlukla kıyafet üzerine bu alışveriş. :) Tabi bu son zamanlardaki yurtdışı alışveriş modası beni de sarmış durumda. Hani bu sosyal medya üzerinden reklamları yapılan, yok yurtdışından ithal vs. reklamları ile ürünleri satıp, 1 ay gibi bir süre bekletiyorlar ve üzerine %200 marj ekleyerek ürün satıyorlar ya. Dedim ki, niye onlara bir sürü para ödeyip, hem de peşin peşin ödeyip, aylarca ürünü bekliyorum ki. Zaten daha önce Ebay, ioffer gibi mağazalardan alışveriş deneyimim var, paypal üzerinden ödemelerim de sağlıklı ellerde, ürün gelmezse hemen iade ediyorlar, niye bunlara kat kat fazla ödeme yapayım ki? Tabi ki yine 20 gün falan bekliyorum ama daha güvenli olduğunu düşünüyorum. Bu siteyi yeni keşfettim. İlk siparişimi de Cuma günü verdim. Bekliyorum bakalım. Ürün kalitesi olarak nasıl gelecek, kaç günde gelecek. Detayları ürünlerime kavuştuğumda tekrar paylaşacağım.
İnanın bir sosyal medya üzerinden tanıtılan reklamlarda böyle bir ceketi 150 TL'den aşağıya satmıyorlar ve kargo ücretsiz...
Etiketler:
alışveriş,
dresses,
dresslily,
fashion,
kış modası,
moda,
nasıl giyilir,
shopping,
ucuz giyim,
webdenal,
yurtdışı
27 Kasım 2014 Perşembe
2014/2015 yılbaşı kıyafetleri....
Kasım ayının bu son demlerinde, bir yılı bitirmeye ramak kala hepimiz üzülsek de yaşlanıyoruz diye, yine o yılbaşı gecesi heyecanını duymadan yapamıyoruz. Şimdiden başlamıştır bir çoğumuz nereye gitsek, nerede kutlasak, ne giysek. vb.. endişelere...
Bütün mağazalar yeni yıl dekorasyonunu tamamladı. Herkesi yeni yıla girmeden heyecan sardı bile. Şimdiden bir sürü şey düşünüyorum ama henüz karar verebilmiş değilim.
Gideceğim yere göre kıyafet seçmem gerekiyor, o yüzden netleşmeden kıyafetimi de hazırlayamıyorum ki...
Nette şöyle bir dolaştım kıyafetler için;
Tabi ki KIRMIZ vazgeçilmez Christmas rengi...
Böyle bir kombin ile yılbaşı yemeğine katılmak demek, zerafetinizle dikkatleri üzerinize çekeceksiniz demek.
Bütün mağazalar yeni yıl dekorasyonunu tamamladı. Herkesi yeni yıla girmeden heyecan sardı bile. Şimdiden bir sürü şey düşünüyorum ama henüz karar verebilmiş değilim.
Gideceğim yere göre kıyafet seçmem gerekiyor, o yüzden netleşmeden kıyafetimi de hazırlayamıyorum ki...
Nette şöyle bir dolaştım kıyafetler için;
Tabi ki KIRMIZ vazgeçilmez Christmas rengi...
Yok ben klişelerden uzaklaşıp, farklı bir şeyler denemek istiyorum diyorsanız eğer;
bu siyah elbise ile zerafetinizi de, güzelliğinizi de konuşturabilirsiniz. Elbise olmazsa ayakkabı kırmızı olur veya çantamız kırmızı olur. Değil mi ama...
çantalarımız....
bunlar da farklı elbise seçenekleri.... Her zaman her yerde kullanabileceğiniz zarif ve genç hissettiren kıyafetler. Her zaman klişe olmak zorunda değiliz değil mi ama...
Böyle bir kombin ile yılbaşı yemeğine katılmak demek, zerafetinizle dikkatleri üzerinize çekeceksiniz demek.
Kırmızı giymek de neymiş, ben nasıl iyi hissedersem öyle giyinirim diyen bayanlar buraya... hem zarif, hem rahat, hem de şık olmak için bir kaç önerim de var tabi ki..
Yılbaşı için iş yemeği düzenlendiğinde önerebilirim.
Arkadaşlarla Taksim, Ortaköy, Nişantaşı vb. gibi açık alanlarda eğlenmeye gidenlere küçük tavsiyeler. Hem sıcak tutar, hem de rahat... :)
Ve çılgın ayakkabı seçenekleri.... Çünkü biz kadınlar, ayakkabı dendiğinde çılgına döneriz...
24 Kasım 2014 Pazartesi
Ada manzaralı ocakbaşı... Evim Ocakbaşı Bostancı
Perşembe akşamı beni alıp uzaklara götüren manzarası eşliğinde çok keyif aldığım bir yer oldu. ilk defa gittim oraya. dışarıdan bakıldığında çok iyi görünmese de eski istanbul beyefendilerinin vazgeçilmez mekanı olmuş. Şık bir meyhane tadında.
Beni en çok etkileyen manzarası oldu tabi. Köşe başındaki masamızdan görünen ada, muhteşem deniz ve İstanbul' un ışıkları.... Sanki aslında çom uzaklardaymışssın gibi ama bir o kadar şehrin içinde gibi hissettiren mekan...."SEVDİM SENİ!"
En önemlisi de yanımdaki muhteşem insanlar.... Onlar yudumladıkça kadehlerinden, ben her yudumlarında bir şeyler daha öğrendim hayatın abilerinden. Bana hiç bir yerde öğrenemeyeceğim tecrübelerini aktaran büyük insanlara minnettar kalacağım. Onlar birer tarihti o tarihi mekanda... Her ne kadar 50'lerin üstünde olsalar da, nasıl da anlıyorlar gençlerin hallerinden. Genç, kırılgan,aşık,kızgın, bir o kadar da yorgunlardı aslında hayatın oyunlarından. Onlar gitmiş, dönmüş, görebilecekleri herşeyi görmüş, tekrarını oynuyorlar belki hayatın. Öğreneceğim çok şey olduğundan masalın sonunu merak eden küçük bir çocuk gibi nefes almadan dinledim onları. Vay be hayat; sen gerçekten inanılamaz, öğrenilemezsin.
21 Kasım 2014 Cuma
Karisik Kaset film galasi...
Guzel bir sabah... Umraniye de toplantiya girmeyi beklerken cayimi yudumladigim kafeden yaziyorum. Bu yaka bana hep farkli gelmistir zaten. Insanin icinde enerji uyandiriyor. Ben de sizinle biraz dedikodu yapayım dedim. :)
Salı akşamı Karışık Kaset Film Galasına davetliydim. Toplantılarımın yoğunluğundan ancak yazma fırsatı buldum. En kalabalık galalardan biriydi Karışık Kaset. Ünlü akınına uğradı kanımca. Sizler için fotoğraf kareleri almaya çalıştım. Çok net olmasa da bir kaç poz çekebildim. Bazıları çok fluu. İnternetten de bulumadım açıkçası. O yüzden bunlarla yetinmeye karar verdim. :)
Hareket halinde olduğu için yüzü net çıkmadı Oya Aydoğan'ın.
Üzerindeki Leopar Ceket ile kombinlediği Camel tonlarındaki pantolonu ve beyaz gömleği çok üzgünüm Oya Hanım ama, sizi çok kilolu göstermiş. Makyajınız mı kötü, yüzünüz de botox mu var bilemem ama yüzünüz kilolarınızdan çok daha büyük çıkmış. Ya da artık yaşlandınız.
Atilla Taş. Hiç yaşlanmamış gibi geldi bana, klasik kesimli siyah takımının içinde sadece birazcık daha kilolu görünüyor. Galada görünce şaşırdım açıkçası, meğer onun da küçük bir rolü varmış filmde.
Kara Para Aşk'ın sevimli komseri İlkin Tüfekçi. Siyah Mini parıltılı elbisesiyle, savurduğu saçları gayet hoş görünüyordu.
Mustafa Uğurlu
maalesef ancak bu kadar çekebildim. Hayranlarına üzülerek söyleyeceğim bir şey var, saad 8 sıralarıydı ve o sanırım bayağı bir alkollüydü, çünkü gerçekten ayakta duramaz durumdaydı.


Biraz da karışık görüntülür. Gala gerçekten çok kalabalıktı. 2000 kişi katıldı gibi dedikodular dönüyor.
Berrak Tüzünataç Bordo ceketiyle dikkatleri üzerine çekiyordu.

Özge Özpirinççi, Filmde giydiği elbise ile katıldı galaya...
Filmden Kareler...
Salı akşamı Karışık Kaset Film Galasına davetliydim. Toplantılarımın yoğunluğundan ancak yazma fırsatı buldum. En kalabalık galalardan biriydi Karışık Kaset. Ünlü akınına uğradı kanımca. Sizler için fotoğraf kareleri almaya çalıştım. Çok net olmasa da bir kaç poz çekebildim. Bazıları çok fluu. İnternetten de bulumadım açıkçası. O yüzden bunlarla yetinmeye karar verdim. :)
![]() |
| Oya Aydoğan (Karışık Kaset Gala) |
Hareket halinde olduğu için yüzü net çıkmadı Oya Aydoğan'ın.
Üzerindeki Leopar Ceket ile kombinlediği Camel tonlarındaki pantolonu ve beyaz gömleği çok üzgünüm Oya Hanım ama, sizi çok kilolu göstermiş. Makyajınız mı kötü, yüzünüz de botox mu var bilemem ama yüzünüz kilolarınızdan çok daha büyük çıkmış. Ya da artık yaşlandınız.
![]() |
| Atilla Taş (Karışık Kaset Gala) |
Atilla Taş. Hiç yaşlanmamış gibi geldi bana, klasik kesimli siyah takımının içinde sadece birazcık daha kilolu görünüyor. Galada görünce şaşırdım açıkçası, meğer onun da küçük bir rolü varmış filmde.
Kara Para Aşk'ın sevimli komseri İlkin Tüfekçi. Siyah Mini parıltılı elbisesiyle, savurduğu saçları gayet hoş görünüyordu.
Mustafa Uğurlu
maalesef ancak bu kadar çekebildim. Hayranlarına üzülerek söyleyeceğim bir şey var, saad 8 sıralarıydı ve o sanırım bayağı bir alkollüydü, çünkü gerçekten ayakta duramaz durumdaydı.


Biraz da karışık görüntülür. Gala gerçekten çok kalabalıktı. 2000 kişi katıldı gibi dedikodular dönüyor.Berrak Tüzünataç Bordo ceketiyle dikkatleri üzerine çekiyordu.

Özge Özpirinççi, Filmde giydiği elbise ile katıldı galaya...
Filmden Kareler...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



.jpg)




























.jpg)
.jpg)
.jpg)












